11. Sınıf Türk Edebiyatı sayfa 111- 119 cevapları

» 11. Sınıf Türk Edebiyatı sayfa 111- 119 cevapları

Sponsorlu Bağlantılar

Tüm kadın giyim fırsatları için tıklayın !

 

SAYFA 111
 
HAZIRLIK   ETKİNLİK 1
Sosyal olaylar, edebî eserlere yansıtılmalı mıdır? Tartışınız. Ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.
Evet, sosyal olaylar edebi eserlere yansıtılmalıdır. Sanat toplum içindir görüşünü esas alırsak  edebi eserler yazıldıkları dönemin sosyal ve siyasi özelliklerini yansıtan önemli birer kaynaktır. Sanatçılar toplumun aynasıdır. toplumu her yönüyle yansıtma görevi üstlenirler.
 
1. Yeni bir kültürle tanışmak bireylerin davranışlarını nasıl etkiler? Anlatınız.
Yeni bir kültürle tanışmak bireyin davranışını olumlu ya da olumsuz yönde mutlaka etkileyecektir. Bu etkileşim bireyin kendi kültürünü özümseme derecesiyle bağlantılıdır.  Tanzimat’tan sonra Batı kültürüyle tanışan toplumumuzda kişilerin davranışları, bakış açıları farklılık göstermiştir. bu yüzden sanatçılar arssında gruplaşmaalr olmuş kimi Batıyı olduğu gibi taklit etme yolunu seçerken kimi bunu kendi kültürümüze uyarlanması gerektiğini savun muştur.

2. “Yerinde ve zamanında davranmak” sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.
Ne zaman, Nerede, nasıl davranacağını bilmek olarak anlıyorum. Her davranış yerinde ve zmanında ortay konursa bir anlam kazanır, aksi halde zarar verebilir.
 
SAYFA 114
1. Okuduğunuz hikâyenin olay örgüsünü şemayla gösteriniz. Hikâyedeki kişilerin olay örgüsündeki rollerini şemada uygun yere yazarak açıklayınız. Daha sonra kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini belirtiniz.
 
“Görücü” hikâyesinin olay örgüsü ve kişilerin olay örgüsündeki etkileri:
·                     Henüz on dört yaşında olan Seniha'ya ilk görücülerin gelmesi, Seniha’nın utangaçlığı
·                     Seniha’nın görücüler hakkındaki düşünceleri, evlilik ve eş konusundaki hayalleri
·                     Annesinin görücülere olumsuz yanıt vermesi
·                     Seniha yirmi yaşında ve evlilik umutları ile evlenmeden yaşlanma korkusu iç içe. Fakat annesi kimseyi beğenmiyor.
·                     Seniha yirmi altı yaşındadır. Artık içindeki emelleri kitaplarla, romanlarla bastırmaya çalışıyor. Evlenme umudu iyice azalmış. Artık karamsarlık ve içten içe büyüyen bir hayal kırıklığı var.
3. Seniha, ilk görücüler geldiğinde 14, hikâyenin sonunda ise 26 yaşındadır. Bu zaman diliminde Seniha’nın evlenme ve mutlu bir hayat sürme hayali iyice azalmıştır.
2. Hikâyedeki kişileri ve onların özelliklerini belirtiniz. Bu kişilerin benzerlerinin yakın çevrenizde olup olmadığını söyleyiniz.
2.
Seniha: Utangaç, çekingen bir kız. Hayattan kendisi için beklentileri var. Hayalinde yakışıklı ve soylu bir koca, mutlu bir evlilik var.
Seniha’nın annesi: Kızını çok seven, koruyan, gözünden bile sakınan bir kadın. Bu koruyucu tavrı yüzünden, farkında olmadan kızının evde kalmasına neden olmuştur. Günümüzde bu tür anneleri sıkça görmekteyiz.
Görücüler: Kızın kusurlu bir yönü var mı diye dikkatle bakan, bakışlarıyla rahatsız eden ve genellikle orta yaş üzerindeki kadınlar. Seniha’nın duygu ve düşüncelerini en çok etkileyen kişilerdir.
Baba: Baba o dönemin sosyal özelliğine bağlı olarak görücü konusunda pek devreye girmez. Görücüler kızı beğenirlerse baba da erkek tarafını ve damat adayını sorup soruşturacak ve kararını verecektir. Bu kurallar günümüzde de birçok ailede uygulanmaktadır.
 
ETKİNLİK 2
 
Olayların geçtiği yeri anlatan sözcük veya sözcük gruplarını bulunuz. Bunlardan hareketle mekânın gerçeklik duygusu uyandıran bir yer olup olmadığını ve işlevini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları tahtaya sıralayınız.
Olaylar Seniha’nın evinde geçmektedir. Seniha’nın kendine ait odası vardır. Eserde dış ortamdan söz edilmemiş. Bu dönemdeki hikâye ve romanlarda mekân olarak genellikle ev, konak gibi kapalı ortamlar yer almıştır.
3. Seniha, görücülerin karşısına çıkıp sandalyeye oturduğu ilk gün kaç yaşındaydı, hikâyenin sonunda bu olayın üzerinden ne kadar zaman geçmişti? Bu zaman diliminin olayların akışında nasıl bir rol üstlendiğini açıklayınız.
Seniha, görücülerin karşısına çıkıp sandalyeye oturduğu ilk gün  14, hikâyenin sonunda ise 26 yaşına gelmiştir. Bu zaman dilimi olayların kronolojik olay sırasına göre akışını sağlamıştır.
 
4. Metindeki zaman ile yazarın yaşadığı dönem arasında nasıl bir ilişki vardır? Metinden örneklerle açıklayınız.
Yazar,Servet- fünun döneminin sosyal ve kültürel  özelliklerini bu hikayede yansıtmıştır. 19. Yüzyıl Osmanlı toplumunda kadının evlilik konusunda fazla söz hakkının olmadığını görüyoruz.
5. Olay örgüsü, zaman, kişiler ve mekân arasında nasıl bir ilişki olduğunu birkaç cümleyle aşağıya yazınız.
Olay örgüsü, zaman ve mekan yapıyı oluşturan unusurlardır. Bu unsurlar olmadan olay ortaya çıkmaz. Olayı yaşaayn bir şahıs kadrosu, olayın yaşandığı bir zaman dilimi ve olayın yaşandığı bir mekan ve ya mekanlar olmalıdır.
SAYFA 115
6. a. Seniha’nın çocukluk hayallerini süsleyen ve yaşamak istediği duygu nedir? Bu duyguyu yaşayacağı sırada onu olumsuz etkileyeceğini düşündüğü duygular nelerdir? Seniha’nın bu duygulara kapılmasının nedenlerini belirtiniz. Buradan hareketle hikâyedeki çatışma ve karşılaşmanın nedenlerini tartışınız.
Seniha, ilk zamanlar evlilik konusunda istekli ve heyecanlıdır Fakat onu görmeye gelen görücü kadınların ezici ve küçümseyici bakışları  bu heyecanı azaltmıştır. Annesinin kızını vermemek için direnmesi de işin tuzu biberi olmuştur.  Eser hayal gerçek çatışması üzerine oturtuluyor.
b. Hikâyenin temasını söyleyiniz.
Tema: Görücü usulü evlilik
 
7. Seniha’nın yaşadığı duygular, düşüncelerindeki çatışmalar tüm insanların yaşadığı duygular mıdır? Bu duygu ve düşüncelerin hikâyede nasıl somut hâle getirildiğini açıklayınız.
Seniha’nın yaşadığı duyguları evlilik çağına gelmiş birçok kız yaşamaktadır.
8. Hikâyede yaşanılan tüm olayları ayrıntılarıyla ve sırasıyla veren, Seniha’nın on iki yıl boyunca yaşadığı tüm duyguları, düşünceleri, hayalleri aktaran, diğer kişileri de gözlemleyen, mekânı anlatan kim olabilir? Sizce bu anlatıcı, olayları hangi bakış açısıyla (nesnel, öznel) anlatıyor? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Anlatıcı yazarın kendisidir.
İlahi bakış açısıyla anlatılmıştır. Anlatıcı olayı dışarıdan izliyor fakat müdahele etmiyor , her şeyi biliyor.
9. “O, bu görücüleri ince kumral bıyıklı, mavi gözlü nazik bir beyin müjdecileri gibi telakki ederek bir iki senedir o münevver rüyaları içinde ne kadar sevinmişti. ”
.. Seniha bu küllerle dertleşiyor gibi şiddetli bir dalgınlıkla gözlerini gittikçe kararan kömürlere dikerek saatlerce öyle kalır; sonra gecelerin bu ilerlemiş saatlerinde nagihani çıtırtı ile kendine geldiği vakit, çoktan soğumuş odasının vahşi havası içinde soğuk bir mezar yalnızlığı -ilelebet uzayıp gitmek tehdidini gösteren bir yalnızlık- onu türetirdi. Seniha, ihtidaları bu yalnızlığı hiç aklına getirmezdi... ”
Yukarıdaki paragraflar, anlatım biçimlerinden hangilerine örnek olarak gösterilebilir? Bu anlatım biçimlerine hikâyeden ikişer örnek de siz bulunuz. Anlatıcının anlatımdaki tavrını, verilen paragraflardan yola çıkarak belirleyiniz.
Paragraflarda Seniha’nın iç dünyası, psikolojisi anlatılmış, betimleme yapılmıştır. Buna ruhi portre denir. Yine öuküleyici analtım da kullanılmıştır. Anlatıcı, hikayedeki kahramanların iç dünyalarını tüm yönleri ile bilmektedir.
 
3.ETKİNLİK
I.             cümle: "... Seniha, validesinin çehresinde manidar bir tebessüm-i memnuniyet görünce artık tereddüt etmedi... ”
II.            cümle: "... Şimdi ağır ağır içilen kahvelerin her yudumunda işitilen şapırtı, kendisine bir şamar gibi azab-engiz geliyordu... ”
Yukarıdaki anlatımları kendi cümlelerinizle yeniden yazınız.
I.             cümle : Seniha, annesinin yüzünde  memnuniyetini  ifade eden bir tebessüm görünce artık tereddüt etmedi.
II.            cümle : Şimdi ağır ağır içlen kahvenin şapırtısı ona bir azap gibi geliyordu.
a.                  Yazarın cümleleriyle sizin cümlelerinizi anlatımın yalınlığı veya sanatlı oluşu açısından karşılaştırınız. Sonucu kısaca ifade ediniz.
Yazarın cümleleri bizim cümlelerimizden daha sanatlıdır. Dili de daha ağırdır.
 
b.                  Yazarın, kişilerin ruh hâllerini tasvir ve tahlil ederken kullandığı kelimelerin, anlatıma neler kazandırdığını açıklayınız.
Yazarın, kişilerin ruh hâllerini tasvir ve tahlil ederken kullandığı kelimeler, anlatımı zenginleştirmiş ve güzelleşt,irmişit. Yazar, kişilerin ruh hallerini betimlerken sanatlı bir söyleyişe yönelmiş.
10. Kitabınızda okuduğunuz “Görücü” adlı hikâye ve bu eserin yazıldığı Servet-i Fünûn Edebiyatı Dönemiyle ilgili edindiğiniz bilgilerden yararlanarak metin ve yazıldığı dönem arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Metin, yazıldığı dönemin dil, anlatım ve zihniyet özelliklerini yansıtıyor. Kadınların evlilik konusundaki durumları, kızların küçük yaşta evlenmesi, evlenilecek erkekte soyluluk ve zenginlik aranması o dönemin sosyal özelliklerinden bazılarıdır.
Hüseyin Cahit Yalçın, Servet-i Fünûn topluluğunun ve kendisinin sanat anlayışını“Servet-i Fünûn Edebiyatı umuma, avâma mahsus değildir. ” ve “Bütün gün ‘Sanat sanat içindir. ’ diye bağırırdık. ” cümlesiyle belirtmiştir.
a. Hüseyin Cahit Yalçın ile ilgili yukarıdaki açıklamadan, yazar hakkında edindiğiniz bilgi birikiminden ve okuduğunuz “Görücü” öyküsünden hareket ederek yazarın fikrî ve edebî yönü hakkındaki düşüncelerinizi aşağıya sıralayınız.
Servet-i Fünûn edebiyatına bağlı olarak hikâye, roman, tenkit, hatıra yazmış; gazetecilikle uğraşmıştır. Bir yazı makinesi gibi üretken olmuştur.
   Hüseyin Cahit Yalçın, Servet-i Fünûn yazarları arasında en çok değişime uğrayan kişilerdir. Sanat hayatına hikaye, roman hatta mensur şiir yazarak girmiş ve daha sonra genellikle tenkit ve tartışma yazmıştır.
   Eski edebiyata karşı yeni edebiyatı, Doğu kültürüne karşı Batı Kültürünü savunmuştur.
   Hiçbir zaman Servet-i Fünûn’daki diğer arkadaşları gibi “salt sanatçı” olmamıştır.
   Hüseyin Cahit Yalçın, dilde üslupçuluktan, sanatta duygusallıktan fazla katı bir gerçekçiliğe, akla, mantığa ve bilime yönelmiştir. Özellikle “Hayat-ı Hakikiye Sahneleri” adını taşıyan kitabındaki hikayeleri kendisinin bu yönünü çok iyi belgeler. Bu hikayeler bir sanat ürününden çok, günlük bir gazete haberi veya röportaj havasını yansıtır.
   Eserlerini realist bir görüşle, iç ve dış gözleme dayanarak yazılmıştır.
   Hikaye, roman, fıkra ve mensur şiirlerinin dışında yalın, süssüz, yapmacıksız bir dil kullanmış. Türkçenin sadeleşmesinde rolü büyüktür. Dönemin en çok eser veren sanatçılarından olmuştur.
b.                  Eserin, yazıldığı dönemin topumsal anlayışını nasıl yansıttığını açıklayınız.
Görücü usulü evliliğin olduğunu, evlilikte bütün söz hakkının anne babada olduğu, kızların küçük yaşta evlendirildiği…
1.  “Her yazar, çağının tanığıdır. Yaşadığı çağın havasını solur.” yargılarından faydalanarak okuduğunuz hikâye ile Hüseyin Cahit arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Yazar, “Görücü” adlı eserin kahramanı “Seniha”dan hareketle19. yüzyılda  kızların görücü usulü evlilik karşısında çaresizliğini dile getirmiştir.
SAYFA 117
1. “Görücü” ve “Yeğenim” adlı iki hikâyeden hareketle Servet-i Fünûn Dönemi hikâyelerinin oluşmasını sağlayan zihniyet hakkında bilgi veriniz.
Servet-i Fünûn sanatçıları ise yaşadıkları dönemdeki siyasal baskılar ve sansür nedeniyle bireysel konulara yönelmiştir. Bunun sonucu olarak sosyal içerikli temalardan uzak durmuşlar; eserlerinde hayâl-hakikat çatışması, başarısız aşklar, karamsarlık gibi bireysel temalara yönelmişlerdir. Burdaki hikayelerde de birincide hayal-gerçek çatışması, insanın hayal ve gerçek arasında kaldığı çıkmazlar; ikincide kuşaklar arasındaki davranış ve anlayış çatışmaları ortaya konmuştur.
2. “Yeğenim” adlı hikâyenin olay örgüsünü şema çizerek gösteriniz.
Hikâyenin olay örgüsü:
Yazarın yeğeninin tahsilini Paris’te tamamlayıp dönmesi
Yeğenin yaptığı masraflar karşılığında hiçbir işte başarılı olamaması
Alafranga zevkleri ve modayı ev içinde herkese benimsetmeye çalışarak evin düzenini alt üst etmesi
Zonguldak’ta maden mühendisliğine gönderilmesi, beş yıl sonra döndüğünde eski halinden eser kalmaması
3. Öyküdeki kişilerin özelliklerini belirterek olay örgüsündeki rollerini ve birbirleriyle olan bağlantılarını açıklayınız.
Amca (anlatıcı): Oldukça zengin bir amca, doğruyu, yanlışı bilen biri.
Yeğen: Avrupa’da eğitim görmüş Batı hayranı, tembel ve züppe bir genç. Eğlenceye de çok düşkün. Yaptığı işlerde abartılı ve başarısız.
Hacı Bacı, Kâhya Kadın, Nâil Molla: Konakta yaşayan yardımcılar. Saygı ve sadakat duygusuyla Yeğen’nin aşırılıklarına alet olmaya razı olmuşlardır.
Ahçı İbiş: Gördüğü yanlışlıklara, Yeğen'in şımarık ve küstah tavırlarına isyan etmiştir.
4. Olayların geçtiği yeri belirten sözcükleri bularak yer isimlerinin sizde gerçeklik duygusu uyandırıp uyandırmadığını tartışınız. Ulaştığınız sonuçları defterinize sıralayınız. Mekânın olay örgüsündeki işlevini belirtiniz.
Olayda geçen mekanlar bizde gerçeklik duygusun olauşturuyor. mekanlar dönemin yaşam biçimini yansıtan mekanalrdır. Olaylar konağın içinde geçer. Alt kat, üst kat mutfak, oda gibi mekân adları var.
 
5. Hikâyede anlatılan olayların başlangıcı ile bitişi arasındaki zaman dilimini belirten cümleleri bularak zamanın olay örgüsündeki işlevini açıklayınız.
Yazar, yeğeninin Paris’ten dönüşünden başlattığı hikâyeyi geçmişe doğru, beş yıl öncesine kadar sürdürür. Anlatılan olay ortalama beş yıllık bir zaman dilimini kapsar. Zaman unsuru yeğen için kötü bir başlangıç fakat gitgide olgunlaştıran bir süreç olarak işlenmiştir.
 
6. Paris’te tahsilini yapıp gelen gencin Batılı tarzda yaşamı taklit edişini, davranışlarını metnin yazıldığı Servet-i Fünûn Dönemindeki yaşama biçimiyle karşılaştırınız. Sonucu birkaç cümleyle aşağıya yazınız.
Servetifünun döneminde Batı taklitçiliği ve alafrangalık düşkünlüğü aileleri olumsuz etkilemiştir. Gençlerde yaygınlaşan Batı tarzı yaşama isteği eski kuşağın temsilcileri olan anne ve babalar tarafından uygun görülmemektedir.
7. Olay örgüsü ile kişiler, zaman ve mekân arasında nasıl bir ilişki olduğunu açıklayınız.
Ollay örgüsüne uygun bir mekan ve zaman ayarlanmıştır. Olay yaşanılan dönemin özelliklerini yansıtmaktadır. Paris’ten gelen yeğenin kimseyi dinlemeyip toplumun değerlerini görmezden gelerek kafasının estiği gibi hareket etmesi
Amcanın, yeğenini Zonguldak’a göndermesi sonucu yeğenin zor koşullar altında çalıştıkça aklının başına gelmesi
8. Eğitimini Paris’te yapan gencin; hangi davranışları ve düşünceleri amcasının şaşırmasına, tepki göstermesine neden olmuştur? Buradaki çatışma ve karşılaşmanın nedenlerini tartışınız. Ulaştığınız sonucu belirtiniz.
Yeğenin yüzüne krem sürmesi, bıyıklarını kalıpta tutması, ev içinde uygunsuz davranması, hizmetçiler ve yardımcılarla kankan oynaması, amcasının şaşırmasına ve tepki göstermesine neden olmuştur. Çünkü amcası Osmanlı kültürüyle yetişmiştir. Amcası ile yeğen arasında kültür çatışması yaşanmıştır.
 
9. Hikâyenin temasını söyleyiniz.
Yanlış Batılılaşma sonucu içine düşülen komik ve acıklı durumlar.
10. Batılı yaşama özenme, hikâyede kimin, hangi davranışlarıyla somutlaştırılmıştır?
Yeğenin yüzüne krem sürmesi, bıyıklarını kalıpta tutması, ev içinde uygunsuz davranması, hizmetçiler ve yardımcılarla kankan oynaması vb. Batılı yaşama özenmenin somut örnekleridir.
11. Okuduğunuz hikâyeyi anlatan kimdir? Bunu belirten cümleleri gösteriniz. Anlatıcı, olayları, kişileri anlatırken kendi düşünce ve gözlemlerini de aktarmış mıdır? Açıklayınız.
Yazar, hikayeyi kahramanlardan birine (yeğenin amcası) anlattırmaktadır. Anlatıcı yeğenini anlatırken kendi duygu ve düşüncelerini de katmıştır. Yeğenini ilginç ve komik biri olarak görüyor.
12. Yeğenini anlatan amca, onun yeni hâlini nasıl tasvir ediyor?
...” “Bizim yeğen, bizim yeğenlikten çıkmış da acebül acâib bir makine şekline girmiş... ” “Bu vakadan tam beş sene sonra, o şampanya gibi kabına sığmayan yeğenim,Zonguldak’tan avdet ettiği zaman ayran gibi sakin ve rakid, apışmış kalmıştı... ”
13. “...Paris’te tahsilini bitirdi ne demektir, bilir misiniz? Beni yedi bitirdi demektir...” “Bizim yeğen, bizim yeğenlikten çıkmış da acebül acâib bir makine şekline girmiş... ” “Bu vakadan tam beş sene sonra, o şampanya gibi kabına sığmayan yeğenim,Zonguldak’tan avdet ettiği zaman ayran gibi sakin ve rakid, apışmış kalmıştı... ”
Yukarıdaki cümlelerde ve metnin diğer tasvir, tahlil cümlelerinde anlatıcının takındığı tavrı belirleyiniz.
Anlatıcı, olayı naltırken alaycı ve eleştirel bir tavır takınmıştır.
14. Okuduğunuz hikâyeden ve yazarla ilgili edindiğiniz bilgilerden yola çıkarak Ahmet Hikmet’in fikrî ve edebî yönü hakkındaki düşüncelerinizi sıralayınız.
Servet-i Fünun devrinde, İkdam ve Servet-i Fünun dergilerinde yazdığı hikaye ve nesirlerini 1901 yılında Haristan ve Gülistan adlı eserlerde topladı. Bu iki eserinde Ahmed Hikmet Müftüoğlu, daha iyi tesir yapmak, gönülleri heyecanlandırmak için mübalağalı bir üslub kullandığını, ağır ve anlaşılması güç Servet-i Fünun dilini işlediğini ve hayal mahsulü konular anlattığını bizzat kendisi söyler. Kendisinin de ifade ettiği sebeplerden dolayı bu iki eseri fazla itibar kazanamamıştır.
İkinci Meşrutiyetten sonra, zamanın modasına uyarak o da Turancılık edebiyatı akımına uymuştur. Bu akıma bağlı olarak yazdığı yazıların büyük kısmını Çağlayanlar (1922) adlı eserinde toplamıştır. Bu eserinde yazar arı Türkçeciliğe yönelmiş, fakat bu defa da kelime uydurma ve Servet-i Fünundan kalma hayalcilikten kendini kurtaramamıştır.
Gönül Hanım adlı romanı Tasvir-i Efkar Gazetesinde tefrika edilmiş ve 1970'de kitap olarak bastırılmıştır. Ahmed Hikmet, yazılarında daha ziyade kelime bulmaya ve üsluba dikkat ettiği için, konulara dikkat etmemiş ve bu yüzden zamanındakilerin ayarında bir edebiyatçı olamamıştır.
15. Ahmet Hikmet’le ilgili edindiğiniz bilgilerden hareketle hikâye kahramanı “amca”nın yazarın kendisi olup olamayacağını tartışınız. Ulaştığınız sonucu nedenleriyle birlikte söyleyiniz.
Anlatıcı yazarın kendisi olabilir. Olayı anlatırken kullandığı alaycı üslup da bunu göstertermektedir.
 
YORUMLAMA-GÜNCELLEME
 
Türk hikâyeciliğinin Servet-i Fünûn’a kadarki gelişimi ile ilgili sunumunuzu arkadaşlarınızla paylaşınız.
Aşağıdaki şemayı inceleyiniz. Servet-i Fünûn Dönemine ait okuduğunuz hikâyelerin (Yeğenim, Görücü, Ferhunde Kalfa) hangi geleneğe bağlı olarak yazıldıklarını şemada uygun yere yazınız.
http://4.bp.blogspot.com/-15v0NWuc0IA/UOt6v5Z1YDI/AAAAAAAAAUY/tB5xlUbPUJo/s640/08-01-2013+03-41-59.jpg
“Maupassant ve Çehov” hikâye tarzıyla ilgili defterinize not ettiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.
1. Olay öyküsü
Bu tarz öykülere “klasik vak’a öyküsü” de denir.
Bu tür öykülerde olaylar zinciri, kişi, zaman, yer öğesine bağlıdır.
Olaylar serim, düğüm, çözüm sırasına uygun olarak anlatılır.
Olay, zamana göre mantıklı bir sıralama ile verilir, düğüm bölümünde oluşan merak, çözüm bölümünde giderilir.
Bu teknik, Fransız sanatçı Guy de Maupassant (Guy dö Mopasan) tarafından geliştirildiği için bu tür öykülere “Maupassant tarzı öykü” de denir.
Türk edebiyatında bu tarz öykücülüğün en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin’dir. Ayrıca Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu Orhan Kemal, Samim Kocagöz, Necati Cumalı, Talip Apaydın da olay türü öykücülüğünün temsilcileri arasındadır.
 
2. Durum öyküsü
Bu tarz öykülere “modern öykü” de denir.
Her hikâye olaya dayanmaz.
Bu tür öykülerde merak öğesi ikinci plandadır.
Yazar, bu öykülerde okuyucuyu sarsan, çarpan, heyecana getiren bir anlatım sergilemez. Onun yerine günlük hayattan bir kesit sunar veya bir insanlık durumunu anlatır.
Bu öykülerde kişisel ve sosyal düşünceler, duygu ve hayaller ön plana çıkar.
Durum öyküsü ünlü Rus edebiyatçı Anton Çehov tarafından geliştirildiği için bu tür öykülere “Çehov tarzı öykü” de denir. Bu tarz öykünün Türk edebiyatındaki temsilcileri: Sait Faik Abasıyanık ve Memduh Şevket Esendal.
“Görücü” ve “Yeğenim” hikâyelerinde olay ağırlıklı bir anlatım mı, durum ağırlıklı bir anlatım mı vardır? Hikâyelerin hangi tarzda yazıldığını ilgili bölümü işaretleyerek belirtiniz. Daha sonra bu hikâye tarzlarının özelliklerini metinlerden hareketle söyleyiniz.
Bu hikayelerde olay ağırlıklı bir anlatım vardır. Maupassant tarzı hikayelerdir.
 
                                            Maupassant                                                      Çehov
Görücü                                        X
Yeğenim                                     X
              
1.            Grup sözüleriniz aracılığıyla, incelediğiniz halk hikâyesi, masal ve “Küçük Şeyler”in yapı, tema, dil ve anlatım yönünden özelliklerini arkadaşlarınızla paylaşınız.
 
2.            “Görücü” ve “Yeğenim” adlı hikâyeleri, daha önce incelemesini yaptığınız masal, halk hikâyesi ve “Küçük Şeyler” adlı eserlerle “yapı, tema, dil ve anlatım” yönünden karşı­laştırınız. Benzer ve farklı yönlerini de tespit ederek aşağıya sıralayınız.
 
           
 
Masal                   
Halk Hikâyesi                
 
  Küçük Şeyler                
      Görücü       
Yeğenim
 
 
Yapı
 
-miş'li geçmiş zaman kipi kullanılır. Kalıplaşmış sözler, tekerlemeler
 
Düz yazı-şiir
Karışımıdır( nazım - nesir karışımı)
Düzyazı
 
Düz yazı
 
Düz yazı
 
 
Tema
 
 
Sıradan insanların büyük yalnızlıkları
 
görücü usulü evlilik
Yanlış Batılılaşma sonucu içine düşülen traji-komik durumlar
 
Dil ve anlatım
Dil açık ve sadedir
 
Dil açık ve sade, anlatım coşkuludur.
 
Ağır ,süslü ve sanatlı bir dil kullanılmıştır
Ağır ,süslü ve sanatlı bir dil kullanılmıştır
Ağır ,süslü ve sanatlı bir dil kullanılmıştır
 
Benzerlikler
Olay örgüsü,kişi, zaman, mekan ve anlatıcı yapıyı oluşturan ortak unsurlardır. Hepsi de anlatmaya bağlı edebi metinlersınıfına girer.
Farklılıklar
Temaları farklıdır. Masal ve halk hikayesi, halk edebiyatı geleneğini, diğer üçü Batı tarzı hikaye geleneğini yansıtır.
 
               
 
 
1. “Yeğenim” hikâyesinde olduğu gibi yurt dışında yaşamış bazı insanların oraya ait kültürü burada yaşamak ve yaşatmak isteğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Hikâyedeki amcanın bulduğu çözüm yerine siz nasıl bir yol önerirdiniz?
Doğru bir yaklaşım olarak görmüyorum. her toplumun farklı yaşam biçimleri vardır. Toplumlar varlıklarını kendi kültürel değerlerini koruyarak devam ettirirler. Bu yüzden bulunduğu toplumun değer yargılarına sahip çıkmalıydı diye bdüşünüyorum.
2. Bir işin başarıyla sonuçlanması için kararlılığın önemini açıklayan bir paragraf yazınız.
Baaşarıya götüren faktörlerin başında kararlılık gelir. yapmak istediğiniz şeyi ortaya koyduktan sonra önünüze çıkan engeller neler olursa olsun sonuca ulaşmak için bu engelleri aşmaay çaılşmak, bunun için azami gayret göstermek şarttır. bunu başaran insanlar sonunda istediğini elde eder.
3. “Görücü” hikayesindeki Seniha’nın saf, tertemiz genç kızlık hayallerini ve hikâyenin sonunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yazar siz olsaydınız Seniha için nasıl bir son belirlerdiniz? Düşüncelerinizi belirtiniz.
Seniha diğer evlilik çağına gelmiş kızlar gibi masumane bir hayal peşindedir. fakat buhayali kurarken ne aradığımıza da dikkat etmeliyiz. Ben her zaman mutlu sondan yanyım.
4. Günümüzde görücü usulüyle evlenme, XIX. asırdaki gibi yaygın mıdır? Neden?
Hayır bu asırda görücü usulü evlilik eskisi gibi yaygın değildir. Çünkü artık toplum bilkinçlenmiştir.
5. İncelediğiniz ve özetini çıkardığınız hikâyeden en çok hangisini, niçin beğendiğinizi söyleyiniz.
size kalmış...
DEĞERLENDİRME
1. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
( Y ) Servet-i Fünûn hikâyelerinde mekân, masal ve destandaki gibi gerçeklik duygusu uyandırmaz.
( D  ) Servet-i Fünûn hikâyelerinde olay ağırlıklı anlatım esastır.
( D  ) Servet-i Fünûn hikâyelerinde anlatıcı, her şeyi bilen insandır.
2. Aşağıdaki cümlelerde bulunan noktalı yerlere doğru sözcükleri yazınız.
Masal, destan, halk hikayesi, mesnevi Batı tarzı hikâyelerden önce anlatma esasına bağlı türlerdi.
Servet-i Fünûn hikayecileri anlatımda gerçekçiliğe    ve  nesnelliğe      önem vermişlerdir.
3. Zaman, mekân yönünden Batılı tarzdaki hikâyelerle destan ve masalları karşılaştırınız. Ulaştığınız sonuçları sıralayınız.
Masallarda zaman ve mekan hayal ürünüdür. Destanlarda ise kimi zaman gerçek, kimi zaman hayal ürünüdür. Batı tarzı hikayelerde ise gerçek ve gerçeğe yakın zaman ve mekan unsurları vardır.
4. Servet-i Fünûn hikâyeleri için aşağıda verilen yargılardan hangisi yanlıştır?
A. Olaylar, yaşanmış veya yaşanma ihtimali olanlar arasından seçilmiştir.
B. Kişiler, gerçek yaşamdan seçilmiş tiplerdir.
C. Hikâyelerde kullanılan dil, günlük konuşma dilidir.
D. “Sanat için sanat” anlayışıyla kaleme alınmışlardır.
E. Halit Ziya, Hüseyin Cahit ve Ahmet Hikmet, Servet-i Fünûn’un önemli hikâyecilerindendir.
CEVAP: C
 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...