Biyografinin Tarihsel Gelişimi

» Biyografinin Tarihsel Gelişimi

Sponsorlu Bağlantılar

Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !

 

Biyografinin Tarihsel Gelişimi
Biyografi türünün ilk büyük yazan olarak eski Yunan edebiyatında Plutarkhos kabul edilir.
İslam tarihinde İlk biyografiler Hz.Muhammed'in hayatını anlatan eserlerdir. Siyer adı verilen bu tür eserin ilki Muhammed bin İshak (ölm. 768)'a aitti. İbn-i İshak'ın eseri zamanımıza ulaşmamıştır. Ondan naklen anlatan İbn-i Hişam (ölm. 828)'ın siyeri elimizdedir.
İslam'ın yayılması ile birlikte biyografi edebiyatı da gelişmiştir. Hadis naklinde dayanılan kaynağın güvenilirliği açısından kişinin hayatına da yer verilmiştir. Hadis nakledenlerin hayatını anlatan eserler İlmü'l-rical diye bilinir. Sonradan her ilim dalı için ayrı biyografi edebiyatı meydana gelmiştir. Türk edebiyatında ilk biyografi edebiyatı tercüme yoluyla ortaya çıkmıştır.
Malik Bahşi'nin Feridüddİn Attar'dan çevirdiği “Tezkiret'ül –Evliya” tercümesi ilk biyografilerden biri kabul edilir. Osmanlı sahasında biyografi asıl XVI-XVIII. yüzyıllarda yayılmıştır.
Çok eski bir tarihe sahip olan biyografi, her devirde önemli bir tür olmuştur. Eski dönemlerde biyografilere "tercüme-i hâl" denmiştir. Ayrıca eski edebiyatta “tezkire”lerde biyografi türünden eserlerdir. Şairlerin biyografilerine, eserlerine yer veren, şiirleri hakkında değerlendirmelerin bulunduğu eserlere "tezkiretü'ş şuara (şairler tezkiresi)" adı verilir Edebiyatımızda Ali Şir Nevai'nin yazdığı" Mecalisü'n Nefais" adlı eser ilk biyografi örneği olarak kabul edilir. Eski edebiyatla daha çok mesleklerine göre düzenlenmiş ve birden fazla kişinin yaşamının yer aldığı tezkire, menakıbname,tuhte, hadıka, silsilename, şairname, gazavatname, sicil gibi adlar altında birçok eser kaleme alınmıştır. Menakıpname ya da velâyetname denilen eserlerde tarikat büyüklerinin, evliyaların, pir ve şeyhlerin olağanüstü hâlleri, kerametleri ve diğer kişisel özellikleri anlatılır. Bu tür eserlerde biyografi özellikleri taşıyan eserlerden sayılır. Tarikat büyüklerinin hayatını konu edinen menakıpnameler birer biyografi sayılabilirlerse de, ele aldıkları kişileri efsaneleştirdikleri için ilmi vesika olarak kullanılmaz, sadece delil gösterilebilirler.
Tanzimat'tan sonra biyografya edebiyatı Batı'nın tesirinde gelişmiş, bunun yanında geleneğe bağlı hâl tercümeciliği de devam etmiştir.
Cumhuriyet'te, daha çok edebi ve siyasi şahıslar hakkında monografik eserler yazılmış, hâl tercümeciliği geleneğinin çok az örnekleri verilmiştir. Şahıslar hakkında biyografik bilgiler veren ansiklopedi çalışmalarının büyük ağırlık kazandığı görülür.
Tanzimattan günümüze kadar yazılmış biyografilere şu örnekleri verebiliriz:
Recaizade Mahmut Ekrem, Kudemadan Birkaç Şair (1885);
Muallim Naci, Osmanlı Şairleri (1890);
Beşir Fuad, Viktor Hugo (1886);
Süleyman Nazif, Mehmet Akif (1924);
Kenan Akyüz, Tevfik Fikret (1947);
Mehmet Kaplan, Namık Kemal Hayatı ve Eserleri (1948);
Olcay Önertoy, Halit Ziya Uşaklıgil, Romancılığı ve Romanımızdaki Yeri (1965);
Birol Emil, Mizancı Murad Bey, Hayatı ve Eserleri (1979);
Nurullah Çetin, Behçet Necatigil, Hayatı, Sanatı ve Eserleri (1998).
Bursalı Tahir Bey- Osmanlı Müellifleri
Mithat Cemal Kuntay -Namık Kemal, İstiklâl Şairi Mehmet Âkif Ersoy
Abdülhak Şinasi Hisar -Yahya Kemal'e Veda, Ahmet Hâşim/Şiiri ve Hayatı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu -Ahmet Hâşim, Atatürk,
Şevket Süreyya Aydemir- Tek Adam-İkinci Adam, Menderes'in Dramı
İbrahim Alaattin Gövsa -Meşhur Adamlar Ansiklopedisi,
Saadettin Nüshet Ergun –Karacaoğlan, Namık Kemal
Samih Rıfat- Cenap Sahabettin, Âşık Ömer,
Ahmet Hamdi Tanpınar -19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi,
Behçet Necatigil- Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü
 
OTOBİYOGRAFİ
 
Asım Bezirci -Nazım Hikmet
Rıfat İlgaz- 1950 Sonrasında Hikayecilerimiz,
Atilla Özkırımlı -Türk Edebiyatı Ansiklopedisi.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...