Felsefenin Bilimle, Dinle ve Sanatla İlişkisi

» Felsefenin Bilimle, Dinle ve Sanatla İlişkisi

Sponsorlu Bağlantılar

Tüm kadın giyim fırsatları için tıklayın !

 

Felsefenin Bilimle, Dinle ve Sanatla İlişkisi
 
Felsefenin, daha önce üzerinde durduğumuz bilgi türleriyle, her zaman yakın ve doğrudan bir ilişki-si olmuştur. Özellikle felsefe ile birlikte, din, bilim ve sanat aynı varlık alanını farklı yorumlamanın sonu-cunda ortaya çıkmış alanlardır.
Ancak, felsefenin bu alanlarla ilişkisi yanlış an-laşılmamalı, biri diğerine indirgenmemeli, biri diğerin-den üstün görülmemeli ya da biri diğerlerinden üstte tutulup, hepsini kapsayıcı bir alan olarak kabul edil-memelidir. Çünkü bu alanlar birbirlerinden farklılık gösterir. İnsan varlığı her zaman, çok zengin bir kül-türel ve manevi hayata sahip olmuştur. İşte bu alanla-rın her biri bu zenginliğin ve çeşitliliğin bir ürünü ola-rak ortaya çıkmıştır. Felsefenin diğer alanlara indir-genemeyeceği, onlarla olan ilişkisi tek tek ele alınırsa daha iyi anlaşılacaktır.
a) Felsefe-Bilim
Felsefe ile bilim arasında her zaman bir ilişki olmuştur. Nitekim büyük filozofların birçoğu aynı zamanda birer bilim adamıdır. Felsefe ile bilim ara-sındaki ilişki günümüzde de devam etmektedir. 20. yüzyılda, bu ilişki sonucu bilimin yöntemlerini, bilimsel açıklamayı konu alan bilim felsefesi doğmuştur.
Bilim ile felsefe arasındaki bu ilişkinin ele alınmasında bazı benzerlikler ve farklılıklar ortaya çıkmıştır.
Bunlar;
1) Felsefeyle bilim her şeyden önce birbirleri-ne amaç bakımından benzerler. Her ikisi de dünyayı daha geniş bir anlamda varlığı açıklamaya ve yorum-lamaya çalışır. Ancak bunu yaparken bilim varlığı parçalara ayırarak inceler. Felsefe ise varlığı bir bü-tün olarak ele alır.
2) Bilim varlığı bir yönüyle ele alır. Örneğin; fi-zik varlığı hareket açısından, biyoloji ise canlılık açı-sından inceler. Felsefe ise varlığı bütünüyle, tüm yönleriyle ele alır.
3) Bilim ve felsefe hazır ve eleştiri süzgecin-den geçirilmemiş bir bilgiyle yetinmeyip, doğruları etkin ve eleştirel bir tavırla ve kendi güçleriyle bulma çabası gösterir.
4) Felsefe ve bilim, her ikisinde de akıl ve mantık ilkelerine göre, tutarlı bir biçimde düşünmek esastır.
5) Her ikisinde de amaç evreni ve insan ya-şantısını anlamak ve açıklamaktır.
6) Bilim ve felsefe arasında yöntem bakımın-dan bir farklılık vardır. bilim genel geçerliliği bulunan ve herkesçe gözlemlenebilir olan olaylardan ve olgu-lardan hareket eder ve yine olgulara dönerek temel-lendirmeye çalışır. Felsefe de bir çeşit olgu demek olan insan yaşantısından hareket eder. Ancak ulaştı-ğı sonuçları, olgulara dayalı olarak değil, mantıksal çözümlemelere ve akıl yürütme yoluna başvurur.
7) Bilimlerde deney yoluyla test edilebilir olan bir bilgi birikimi gerçekleşmiş ve bu birikim pratik amaçla teknolojinin doğuşuna yol açmıştır. Ancak felsefe, her ne kadar bir bilgi türü olsa da, felsefenin temelinde yeni bilgi üretme çabası yoktur.
8) Felsefe, insana pratik bir yarar ya da çıkar sağlamak peşinde olmayıp, daha çok onun bilme, anlama ve gerçeği görme arzusunu karşılamalı, me-rakını gidermektir. Bilim de kısmen bu çabaya hizmet etse de, daha çok sonuçları uygulamaya yönelik ve yarar sağlamak çabasındadır.
 
b) Felsefe-Din
Felsefe ve din birbirlerinden farklı iki disiplin olsa da, tarihte yakın ilişkiler içinde olmuşlardır. Ön-celikle felsefe, özellikle antik çağda Yunan dinsel inanışlarının eleştirilmesiyle başlamıştır. Felsefenin doğuşu, Yunan mitolojisinin dinsel açıklamalarının yetersizliği sonucu olmuştur. Ortaçağ da ise felsefe dine çok yaklaşmıştır. Bu dönemde felsefe, hem İslam dünyasında, hem de Hıristiyanlıkta dinsel inançları temellendirmek için kullanılmıştır. Bu şekilde dinin temel kavramlarını inceleyen, dinin ilkelerini temellendiren ya da eleştiren, sorgulayan din felsefe-si ortaya çıkmıştır.
İki ayrı disiplin olarak din ve felsefe arasında da bazı farklılık ve benzerlikler vardır.
 
Bunlar;
1) Felsefeyle din arasında yöneldikleri amaç bakımından bir benzerlik vardır. felsefe de din de varlık ve değer bakımından en temel olanı bulmaya çalışır. Hem felsefe hem de din insanı ve evreni an-lamaya ve açıklamaya koyulur.
2) Felsefe ve din arasında kaynak ve yöntem bakımından bir farklılık vardır. din kaynağı bakımın-dan ilahidir, oysa felsefe insan eseridir. Dinde ifade edilen doğrular, özellikle tek Tanrı’lı dinlerde, insana vahiy yoluyla ve Tanrı’nın elçileriyle iletilirken felsefe de doğruların yalnızca akıl yoluyla ulaşılır.
3) Dinin kaynağında Tanrı ya da belirli özellik-leri olan bir Tanrı inancı vardır. bu inanç dinde sezgi, vahiy ya da kutsal kitap yoluyla temellenir. Felsefe ise sadece insana ve insan aklına dayanır ve akıl yürüt-me ile temellendirilir.
4) Dinde eleştiriye, temel iddiaların doğrulu-ğundan kuşku duymaya hiçbir şekilde yer yoktur. Felsefede tüm iddialar akıl yoluyla tartışılır ve temel-lendirilir.
5) Dinde tüm inançlar mutlak olduğu halde fel-sefede mutlak olan hemen hiçbir önerme yoktur. Çünkü felsefeyi ortaya çıkaran şey eleştirel zihniyet-tir.
6) Din ile felsefe arasında ulaştıkları sonuç bakımından bir benzerlik vardır. her ikisi de insanın içinde yaşadığı evreni ve insan var oluşunu anlama
5
ve açıklama arzusunu karşılar. Din, insana manevi bir huzur, felsefe ise zihinsel bakımdan haz verir.
c) Felsefe-Sanat
Felsefe ve sanat, hiçbir şekilde birbirine indir-genemeyen insan ürünü alanlardır. Felsefe ve sanat arasında da bazı farklılıklar ve benzerliklerden söz edilebilir.
Bunlar;
1) Felsefe ve sanat arasında belli bir gerçekli-ğe yönelmeleri bakımından bir benzerlik vardır. her ikisi de doğayı, insan varlığını konu alır. Hem felsefe hem de sanat yöneldikleri bu varlık alanını yansıtır, ifade eder ve yorumlar.
2) Felsefede, insan yalnızca aklına ve akıl yü-rütme gücüne dayanır. Bu akıl yürütmenin temelinde ise kişinin sahip olduğu bilgi birimi, kavramlar ve mantık ilkeleri vardır. Sanat ise, söz konusu yaratıcı faaliyetinde ise doğrudan doğruya duygulara, sanat-çının hayal gücüne, sembolleştirmesine dayanır.
3) Felsefe daha çok insanın eleştirel tavrını, düşünme yöntemlerini geliştirir. Oysa sanat insandaki güzellik ve beğeni duygusunu geliştirir. Çünkü sana-tın temelinde güzel olanı yakalama ve ifade etme vardır.
 
 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...