Güzel Sanatların İçinde Edebiyatın yeri -Dil Ve Anlatım

» Güzel Sanatların İçinde Edebiyatın yeri -Dil Ve Anlatım

Sponsorlu Bağlantılar

Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !

İnceleme

1.Metin

KAR

Kardır yağan üstümüze geceden,

Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,

Ormanın uğultusuyla birlikte

Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte

Kar yağıyor üstümüze, inceden.


Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,

Unutulmuş güzel şarkılar için

Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,

Rüzgâr gibi ta eski Anadol’dan

Sesin nerde kaldı? Kar içindesin!


Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!

Uyandırmayın beni, uyanamam.

Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,

Allah aşkına, gök, deniz aşkına

Yağsın kar üstümüze buram buram…


Buğulandıkça yüzü her aynanın

Beyaz dokusunda bu saf rüyanın

Göğe uzanır-tek, tenha-bir kamış

Sırf unutulmak için, unutmak ey kış!

Büyük yalnızlığını dünyanın.

                     Ahmet Muhip DIRANAS

Aristo’nun hareket denklemi, K bir sabit ve V de hız olmak üzere F= KV şeklindedir. Bu yasaya göre kuvvet uygulanmayan bir cisim zorunlu olarak hareketsiz kalacaktır.

1-Kar şiiri ile yukarıdaki metni, yazılış amacı ve dil bakımından karşılaştırınız. İki metin arasındaki farklılıkları sebepleriyle birlikte maddeler hâlinde tahtaya yazınız.

Kar şiiri duyguların içinde olduğu yoruma açık bir sanat metnidir. Her okuyucu kendine göre bu metinden anlam çıkarabilir. Kelimeler genellikle mecaz anlamda kullanılmıştır. Yazılış amacı şairinin duygularını dile getirmektir.   Aristo’nun hareket teoremi adlı parçada ise bize sadece bir bilgiyi vermek amaçlanmıştır. Kelimeler gerçek anlamlarında kullanılmış, yoruma açık değildir. Bu metnin amacı ise teorinin ne olduğunu öğretmektir.

Çanakkale Şehitleri anıtı Çanakkale savaşında şehit düşen askerlerin durumunu simgeleyen malzemesi taş olan bir mimari eserdir. Bu eselerle yaşadığımız ülkenin kolay kazanılmadığını, kanlarla sulanmış bir toprak parçasının üzerinde yaşadığımızı anlıyoruz. Kar şiiri şairinin duygularını anlatan, malzemesi dile dayanan bir sanat metnidir. Bu metinde her okuyucu kendine göre farklı anlamlar çıkartabilir. Ama şair genel olarak yalnızlığın insan üzerindeki etkisi üzerinde durmuştur.  Kar şiirin yanındaki resim ise aynı temayı işleyen, malzemesi boya olan bir sanat bir eseridir. Bu resimde ressam karla birlikte güneşin batışını simgelemiştir.
2-Çanakkale Şehitleri Anıtı’nın , Kar şiirinin ve yanındaki resmin size neler düşündürdüğünü süzlü olarak ifade ediniz.
3-Kar şiirini, şiirin yanındaki resmi ve seyrettiğiniz bir sinama filmini seçtikleri anlatım yolları bakımından değerlendiriniz. Aşağıdaki şemayı da dikkate alarak güzel sanatların hangi ölçütlere göre sınıflandırıldığını belirleyiniz.

SANAT
 
İŞİTSEL (FONETİK) SANATLAR
 
GÖRSEL(PLASTİK) SANATLAR
 
DRAMATİK(RİTMİK) SANATLAR
 
MÜZİK

YEMEN TÜRKÜSÜ
 
EDEBİYAT

KAR ŞİİRİ
 
MİMARİ

AYASOFYA CAMİİ
 
HEYKEL
 
RESİM

MONA LİSA
 
HAT
 
TİYATRO

REİS BEY
 
DASN

TANGO
 
SİNEMA

YAPRAK DÖKÜMÜ
 
BALE

 
 
OPERA

Kar şiiri duyguları kelimelerle anlatmış, yanındaki resim duyguları boya ve fırçayla anlatmış, bir sinema filmi ise duyguları canlı olarak anlatmıştır. Bu üç sanat eserinin de etkileme gücü birbirinden farklıdır. Konuları aynı olmasına karşın aynı tema üzeride birleşmişlerdir. Güzel sanatlar kullanıldığı malzemeye, yazılış amacına, dili kullanma şekline göre sınıflandırılır.
 

Kar şiiri edebiyat sanatına örnektir.

Müzik: Çanakkale Türküsü   Edebiyat: Kar Şiiri  Mimari: Ayasofya Camii  Resim: Mona Lisa

Tiyatro: Keşanlı Ali Destanı Dans: Tango   Sinema: Yaprak Dökümü
 
4-Sanatın sınıflandırma Şeması’na göre Kar şiiri hangi sanat dalına örnek olabilir? Siz de şemada boş bırakılan noktalı yerlere ilgili sanat dallarına ait örnekler yazınız.

Hayatımızda müzik, resim, şiir olmasaydı duygu ve düşüncelerimizi ifade edebileceğimiz etkinlikler olmayacaktı. Monoton bir hayat yaşamak zorunda kalacaktır. Bu durum insanoğlunun yaradılış gerçeğine aykırı olurdu. Çünkü insanın en önemli özelliği duygularını ortaya koymasıdır. Bu işi ise en iyi ortaya koyan etkinlik güzel sanat etkinliğidir. Bu yüzden bunlar olmadan hayat çekilmez olur.
 
2.Etkinlik: Sınıf üç gruba ayrılır. Grup sözcüleri seçilir. Gruplar müziğin, resmin, şiirin olmaması hâlinde hayatımızda ne gibi eksiklikler meydana geleceğini tartışırlar. Grup sözcüleri ulaşılan sonuçları tahtaya yazar.

Hayal etmeden yaşamak mümkün değildir. İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.  Hayaller insanı yaşama bağlayan en önemli unsurdur. Gelecek yaşamını hayaller aracılığıyla tasarlar insan. İşte sanat eseri de insanın hayalleri ile ortaya çıkan bir çalışmadır. İnsan eseri olan güzel sanatlar: Resim, Heykel, Hat, Ebru, Edebiyat, Tiyatro, Bale, Opera, sinama, dans, müzik, mimari.
 
5-Sizce hayal etmeden yaşamak mümkün müdür? Yahya Kemal Beyatlı’nın “İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.” Dizesinden yola çıkarak hayalin insan için önemini ve insanın eseri olan güzel sanatları tahtaya yazınız.


İlmî eserlerde hayale yer verilmez. Çünkü bu metinler okuyucuya var olan nesnel bilgileri vermek için oluşturulur.  Bu tür metinlerde anlatılanlar gerçektir. Bu metinlerde kullanılan kelimelerde metnin özüne uygun olarak gerçek anlamlarından kullan

  GÜZEL SANATLAR VE EDEBİYAT
 
Yüksek uygarlığın merdiveni sanattır sözüyle şunları düşünmekteyim: bir medeniyetin gelişmişlik düzeyi sanatıyla doğru orantılıdır. Sanat milletin estetik zevk anlayışının dışı yansıyan şeklidir. Sanatsever insanlar duyarlı insanlardır. Duyarlı insanlardan oluşan bir millet uyar millettir. Sanatın gelişmesi beraberinde kültür seviyesinin yükselmesini sağlayacaktır. Bu özellik milletin fertlerini de ister istemez etkileyecektir. Bu yüzden sanata sahip çıkan milletler uygarlık yolunda ilerliyor demektir.

ÖLÇME-DEĞERLENDİRME

1-Aşağıdaki cümlelerin karşılarına yargılar doğru ise (D), yanlış ise (Y) yazınız.

Sanat eseri öncelikle doğruluk ve fayda değil güzellik amacı güder. (D)

Sanat eseri bilimsel eserler gibi bilgilendirici ve nesnel olmalıdır. (Y)

2-Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yere uygun kelimeyi yazınız.

Resmin malzemesi fırça, boya, tuval; edebiyatın malzemesi ise DİLdir.

3-Aşağıdaki sanat dallarından hangisi edebiyatla ilişkilidir?

A)    Pandomim

B)     Bale

C)    Heykel

D)     Mimari

E)      Tiyatro

Seçeneklerde verilen sanat dallarından tiyatro edebiyatla ilgilidir. Cevap E seçeneğidir.

4-Aşağıdakilerden hangisi edebî metin olabilir?

A)    Yemek tarifi metni

B)     Anne sevgisini konu alan bir metin

C)    Toricelli’nin basınç deneyini anlatan bir metin

D)     Trafik kazasını anlatan bir haber metni

E)      Karadeniz’in nüfus yapısını anlatan metin

A,C,D E seçeneklerinde verilenler doğrudan bilgi vermeyi amaçlayan metinlerdir. Bu nedenle bunlar cevap olamazlar. B seçeneğinde ise anne sevgisini konu alan metinde duygu, düşünce, his gibi duygular işin içine girdiği için doğru cevap B seçeneğidir.

5-“İhtiyar uyanmış gibi:

-Evet dostum, dedi, böyle bir yaratmaya varmak için insanın inanması, sanata inanması, eseri ile uzun zaman baş başa yaşaması gerekir. Bu gölgelerden bazıları da bana o kadar emeğe mal oldu ki!.. mesela şurada, yanakta, gözlerin altına hafif bir gölge var; bana tabiatta bakarsanız, sanatın ifade edemeyeceğini sanırsınız…

Porbus, ihtiyarın omzuna vurdu, sonra Poussin’e dönüp;

Poussin ağır, ciddi bir eda ile:

-Ressam olmaktan çok bir şair, dedi.

Porbus resme dokunarak:

-İşte bizim sanatımız yeryüzünde, burada biter, dedi.

-Sonra da gidip göklerde kaybolur.

Porbus:

-Ama bu bez parçası üzerinde ne hazlar var, dedi.”

Bilinmeyen Şaheser adlı romandan alınmış olan yukarıdaki parçada sanatın hangi yönlerine vurgu yapılmıştır? Defterinize yazınız.

Yukarıdaki parçada: Sanatçının eseriyle nasıl bütünleştiği, eser oluşturulurken büyük bir emek sarf edildiği, bir sanat eserinin üzerinde sanatçının bütün duygu ve zevklerini görmenin mümkün olduğu üzerinde durulmuştur.

6-“Sanatçı, toplumda uzun çalışmalardan, çabalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.” Atatürk’ün yukarıdaki özdeyişi ile ilgili düşüncelerinizi aşağıya yazınız.

Sanatçı topluma yol gösteren insandır. Sanatçı aynı zaman da yaşadığı toplumun sorunlarını iyi bilen bu sorunlara ortaya koyduğu eserlerle çözüm arayan kişidir. Bu nedenle sanat eseri ve sanatçı topluma yol göstermeli, toplumun ihtiyaçlarını hissetmeli, duyarlı olmalıdır.

GÜZEL SANATLAR İÇERİSİNDE EDEBİYATIN YERİ

HAZIRLIK ÇALIŞMASI

 

 

1-İnsanoğlu yapısı gereği güzele her zaman meyillidir. Bu nedenle güzelliğin olduğu yerde bir sanat vardır. Buradan hareketle güzel, doğru, iyi ve faydalı kavramlarıyla insan etkinliklerini bir araya getiren nokta sanattır. Devirler değiştikçe insanların bilgi alanları da değişmiş, bu değişim sanatta da değişimler meydana getirmiş, bu değişimlere paralel olarak da birçok sanat dalı ortaya çıkmıştır. Güzel, doğru, iyi ve faydalı kavramlarıyla insan etkinliklerini bir araya getiren sanat dalarına örnek ise, edebiyat, tiyatro, resim, sinema, heykel, hat, ebru, mimari, bale, opera vb. olarak verilebilir.

1-Güzel, doğru, iyi ve faydalı kavramlarıyla insan etkinliklerinin ve bilgi alanlarının hangileri arasında ilişki kurabiliriz? Tartışınız. Ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.

 

 

2- İnsanoğlu her zaman beğenme ve beğenilme arzusu içerisindedir. Bu arzu insanı çevresini güzelleştirme çabası içerisine sokmaktadır. Bu beğenilme arzusunun temelinde güzellik duygusu vardır. Güzellik duygusu da insanı sanat yapmaya, düzenli olmaya, çevresini güzelleştirmeye yönlendirmektedir.

2-İnsanların çevrelerini, eşyalarını ve kendilerini güzelleştirmeye neden ihtiyaç duyduklarını sözlü olarak ifade ediniz.

 

 

3- Çanakkale Türküsü, Çanakkale Şehitlerine şiiri ve Çanakkale Şehitleri anıtında aynı konu işlemesine rağmen farklı yöntemler kullanılması bu sanat dallarının malzemesinin farklılığından kaynaklanmaktadır. Bu da sanat eserlerinin aynı temayı sanatçının duygu düşünce ve sanat yeteneğine göre farklı farklı ifade edebileceğinin bir göstergesidir. Ama hepsinin odak noktasında aynı tema vardır. Hepside bir sanattır. Konusu, teması aynı olan bir anıt resmi, bir türkü ve bir şiire örnek:

KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI (Türkü)

Kollumu salladım toplar oynadı

Karataş içinden çete kaynadı

Yaşasın urfalılar teslim olmadı

De yürüyü yürü kumandalarım yürü

Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri

De yürüyü yürü kahramanlarım yürü

Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri

Tıfıldır hastahane karşı karşı

Gavur fransız' ın bomba atışı

Urfa çetelerinin şaha kalkışı

De yürüyü yürü kumandalarım yürü

Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri

De yürüyü yürü kahramanlarım yürü

Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri

Kurtuluş savaşı anıtı

 

3-Çanakkale Türküsü, Çanakkale Şehitlerine şiiri ve Çanakkale Şehitleri Anıtı’nda aynı konu işlenmesine rağmen farklı teknikler kullanılmıştır. Siz de konusu ve teması aynı olan bir anıt resmi, bir türkü ve bir şiir bulup sınıfa getiriniz. Getirilen malzemeleri konuyu işleme teknikleri bakımından birbiriyle karşılaştırınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.

 

 

ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞI'NDA

Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
Duman değildi bu
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan anayurda
Kemâl Paşa'nın kollarıydı.

Selam vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken yüce komutan
Karadeniz'in hâlini görmeliydi.

Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
İzin verseydi Kemâl Paşa
Ardından gürleyip giderlerdi
Erzurum'a kadar.

                    Cahit KÜLEBİ

 

 

 


 

                                                

 

 

 

 

 

 

 

 

4-Atatürk’ün sanatla ilgili özdeyişlerini bularak sınıf panosuna asınız.

4- Atatürk’ün sanatla ilgili özdeyişleri:

ATATÜRK’ÜN GÜZEL SANATLAR VE SANATÇI İLE İLGİLİ SÖZLERİ

— “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.”

—“Sanat güzelliğin ifadesidir… Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık… olur.”

—“Sanatkar, toplumda uzun mücadele ve gayretlerden sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.”

—“Hayatta müzik lazım değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat, insan hayatı ise müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.”

—“İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.”

—“Yüksek bir insan toplumu olan Türk Milletinin tarihi bir özelliği de güzel sanatları sevmek ve onunla yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan gelen zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlar sevgisini ve milli birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve önlemlerle bağlayarak geliştirmek milli idelimizdir.”

—“Güzel sanatların her dalı için, T.B.M.M.’nin göstereceği ilgi ve emek, milletin insani ve medeni hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir.”

—“Hepiniz millet vekili olabilirsiniz, Bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız.”

—“Güzel sanatlarda başarı; bütün inkılapların başarılı olduğunun en kesin delilidir. Bunda başarılı olmayan milletlere ne yazıktır. Onlar bütün başarılarına rağmen medeniyet alanında, yüksek insanlık sıfatıyla tanımaktan daima yoksun kalacaklardır.”

—“İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, millet ki, heykel yapmaz, millet ki, tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”

—“Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk müziğidir. Bu ulusun yani değişikliğine ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi, kavraya bilmesidir…”

—“İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.”

—“Dünyada medeni olmak, ilerlemek ve olgunlaşmak isteyen herhangi bir millet mutlaka heykel yapacak ve heykeltıraş yetiştirecektir.”

—“Aydın ve dindar olan milletimiz, ilerlemenin sebeplerinden biri olan heykeltıraşlığı en üst derecede ilerletecek ve memleketimizin her köşesinde atalarımızın ve bunlardan sonra yetişecek evlatlarımızın hatıralarını güzel heykellerle dünyaya ilan edecektir.”

—“Sanatkar, cemiyette uzun ceht (aşırı çalışma) ve gayretlerden sonra anlında ışığı ilk hisseden insandır.”

—“Bunun içindir ki milletimizin… güzel sanatlara sevgisini… her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.”

—“Sanatçı, esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidir.”

—“Sanatkar el öpmez; sanatkarın eli öpülür!”

—“Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim.”

—“Türk milletinin tarihi bir vasfı da güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin güzel sanatlara sevgisini mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.

 

1-Etkinlik: Sınıf iki gruba ayrılır. Grup sözcüleri seçilir. Birinci grup, bir yerin (deniz kıyısı, dağ, orman vb.) resmi ile doğal görünüşünü karşılaştırır ve aralarındaki farklılıkları belirler. İkinci grup doğadaki seslerle şarkı ve türkülerdeki sesleri karşılaştırır ve farklılıkları belirler. Grup sözcüleri belirlelen farklılıkları sınıfa sunarlar. Öğrenciler bu farklılıkların sebeplerini tartışırlar. Grup sözcüleri ulaşılan sonuçları tahtaya yazarlar.

 

Deniz kıyısı görünüşü ile deniz kıyısı resmi arasında görünüş yönünden farklık vardır. Deniz kıyısı resminde ressamın duygularını, düşüncelerini ve zevk anlayışını görmek mümdündür. Ressam bu resimde kendi görmek istediği görüntüyü duygularınıda katarak tuvale dökmüştür. Deniz kıyısı görünüşünde ise doğadaki gerçeklik olduğu gibi aktarılmıştır. Resim ile görünüş arasında yorumlama ile görüntü farkı vardır. Buradan şu sonuca varabiliriz. Doğadaki somut gerçeklik sanatçının duygularının, hayallarınin, zevklerinin , hiselerinin işin içine girmesiyle yeni bir gerçeklik kazanır. Bu yeni gerçekliğe sanat adı verilir.

Yukarıdaki aynı durum doğadaki seler ile türküler arasındada vardır. Türkücü de doğadaki var olan seslere kendi duygu ve düşüncelerini katarak ortaya yeni melodiler çıkarır. Var olan sese adeta kendinden bir ruh verir. Doğadaki var olan gerçekliğe insanoğlu duygu ve düşüncelerini katarsa onu sanata dönüştürür.

 

İnternetteki Kaynaklardan Yararlanılarak Derlenmiştir.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...