Heidi Çocuk Kitabının özeti ve incelenmesi

» Heidi Çocuk Kitabının özeti ve incelenmesi

Sponsorlu Bağlantılar

Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !

Kitabın Adı:Heidi
Kitabın Yazarı: Johanna Spyri
Kitabın Yazılma Yılı:1983
Kitabın Yayınevi: Timaş Yayınevi
Kitabın Basım Yılı: 2. Baskı/2003
Sayfa Sayısı:85


Kitabın Konusu: Heidi’nin dedesine bırakıldıktan sonra Alp dağlarındaki hayatı ve şehirdeki Clara ile olan arkadaşlığı insanlara verdiği sevgi ve bunun sonucunda meydana gelen olaylar Heidi’nin şehir yaşamındaki çektiği zorluklar ve ailesine duyduğu özlem neticesinde geçen olaylar konu edilmiştir.



Kitabın Özeti:

Heidi’yi teyzesi alp dağlarında yaşayan dedesinin yanına getirir. Bir süre sonra Heidi huysuz olan dedesine, doğaya ve arkadaşı Peder’le kaynaşır. Peder’le ve Peder’in gözleri kör olan büyük annesiyle güzel arkadaşlıklar yapan Heidi büyükannenin gözlerinin kör olmasına çok üzülür. 8 yaşına geldiğinde okula gitmesi gereken Heidi’yi dedesi göndermek istemez. Bir gün teyzesi çıkagelir. Heidi’yi Frankfurt’a götürmek niyetindedir. Zengin bir ailenin ayakları tutmayan kızıyla arkadaşlık yapmasını ister ve Heidi’yi götürür. Heidi Frankfurt’a gider, burada evin kızı olan Clara ile arkadaşlık eder ama Clara’ya sürekli Alp dağlarından, dedesinden Peder’den ve Peder’in büyükannesinden ayrı kalmanın zorluğundan, onlara duyduğu özlemden söz etmektedir. Heidi’nin özlemi doruğa ulaşmıştır, hatta rüyalarına girmektedir. Bir gün uyurgezer olarak gece Heidi’yi kapıda gören Bay Seseman onu Alp dağlarındaki dedesinin yanına götürür. Heidi kavuşmanın sevinci içersindedir. Ancak şehirde bıraktığı arkadaşı Clara yalnız kalmış, Heidi’yi çok özlemiştir. Ayakları tutmayan Clara sonunda Heidi’nin ziyaretine gelir, Clara Heidi’nin dünyaya bakış açısından, yaşam sevincinden ve insanlara olan sevgisinden etkilenerek, güç alır ve yürümeye başlar. Birlikte olmak onlara yaşamak için güç vermektedir.
Anafikir: Heidi’nin yaşam dolu olması ve sevgisiyle insanları aydınlatması, yaşama döndürmesi ama onu yurdundan koparınca dalından kopartılmış bir çiçeğe dönüp, solması “bülbülü altın kafese koymuşlar, yine vatanım” demesi misali… çocukları yaşama sevinci buldukları yerden koparmamalıyız.
Kitabın Kahramanları:
Heidi: Kitabın başkahramanı
Dete : Heidi’nin teyzesi.
Peder: Çoban ve Hedi’nin arkadaşı
Klara: Frankfurt’ta yaşayan sakat bir kız, Heidi’nin arkadaşı
Bay Seseman: Frankfurt’taki evin beyi
Rotenmaier: Evin yardımcı hanımı
Sebastian: Evin uşağı
Diğer kişiler: Büyükanne, büyük hanım, Büyükbabası ve doktordur.

Kitabın Yorumu: Hayvan sevgisi, doğa sevgisi, duanın önemi, Allah inancı, ziyarete giderken hediye götürmek, doğruluktan asla vazgeçmemek, büyüklere saygı , arkadaşlık ve yardımlaşma yazarın değerlerini oluşturmaktadır.

 

 

Heidi beş yaşlarında bir kız çocuğudur. Bir yaşında annesini ve babasını kaybetmesi üzerine, beş yaşlarına kadar teyzesinin yanında kalmıştır. Fakat güzel bir iş fırsatı yakalayan teyzesi onu dedesinin yanına bırakmak zorunda kalır. Dedesi insanlardan ayrı köyden uzakta bir kulübede yaşamaktadır. Heidi dedesini, kulübeyi, doğayı, keçileri çok sever. Burada Peter adında bir de arkadaşı olur ve birlikte güzel vakit geçirirler. Teyzesi bir gün Heidi’ yi görmek için gelir.

 

Zengin bir ailenin sakat kızına arkadaşlık yapması için Heidi’yi istemeyerekte olsa Frankfurt’ a götürülür. Heidi burada evin kızı Clara ile iyi anlaşsa da sürekli emirler veren, otoriter bir kişiliğe sahip olan Kahya onu benimsememektedir. Heidi her geçen gün köyünü, doğayı, dedesini, Peter’i özlemektedir. Bu şehir hayatına uyum sağlayamayan Heidi’nin özlemi her geçen gün artar. Geceleri odasında köyünü düşünüp ağlarken bir süre sonra zayıflama, durgunlaşmaya başlar.

Çocuk daha sonra uyurgezerlik gibi ciddi sağlık problemleriyle karşılaşır. Bunun üzerine doktor evin sahibi bay Seseman’a Heidi’nin köyüne götürülmesi gerektiğini söyler. Clara’dan köyüne geleceğinin sözünü alan Heidi büyük bir sevinçle dedesinin yanına döner. Gün geçdikçe sağlığına kavuşur. Yaz geldiğinde Clara ziyaretine gider. Fakat Heidi’nin Clara’ya fazla vakit ayırması Peter’in kıskançlık duygularını kamçılar. Peter evine gitmek zorunda kalacağı düşüncesiyle Clara’nın tekerlekli sandalyesini tepeden aşağıya yuvarlar. Fakat Clara sandalyesiz geçirdiği sürede yürümeyi başarır.

Kızının yanına gelen Seseman bu duruma çok sevinir. Heidi’nin okuması için Alf Amcayı kasabada bir eve yerleşmeye razı eder. Alf Amca yazın yine kulübeye çıkacak doğayla baş başa olacaktı. Clara’da yazın ziyaretlerine gelecek, Peter ve Heidi ile güzel vakit geçirecekti.

Konusu

 

Eser doğayla iç içe bir köyde yaşayan çocuğun şehre götürülmesiyle karşılaştığı uyum sorunları; köyüne, dedesine olan sevgisi nedeniyle yaşadığı özlemi anlatmıştır.

Ana Fikri

Çocuklara memleket sevgisi, doğa sevgisi, insanları sevme, insanlara iyilik yapma, paylaşma gibi bir takım manevi, kültürel, kişisel değerlerin aktarılması romanın Ana fikrini oluşturmaktadır.


 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...