Münazara nedir - münazara başkanın görevleri

» Münazara nedir - münazara başkanın görevleri

Sponsorlu Bağlantılar

Tüm kadın giyim fırsatları için tıklayın !

 

Daha önceden belirlenmiş bir konuda farklı görüşlere sahip kişilerin bir araya gelerek konuyu
çözümlemek, kendi görüşlerini açıklamak, kanıtlamak, karşı tarafın zayıf noktalarını aramak için
yaptıkları söyleşmeye münazara diyoruz.
Bir başka deyişle toplantılarda sorunlara çözüm aranırken birbirine karşıt görüşler ortaya çıkar. Bu
konuda karşıt düşüncelerin savunulmasına münazara denir. Münazara, sorunların çeşitli yönleriyle
aydınlanması, ortaya çıkarılması için gereklidir. Tartışma: konferans, demeç gibi bir konuşma türü
değil, bir görüşme (müzakere) ve çözüm yöntemidir. Ancak münazaralarda unutulmaması gereken
nokta benlik, üstün gelme amaç olmamalı, gerçeğe varma ön planda tutulmalıdır.
Bir sorun üzerinde bilgi ya da önerisi olmayan kişilerin münazaraya katılması doğru mudur?
Münazara, demokrasinin, özgür düşüncenin en önemli sonuçlarından biridir. İnsanlar hem konuşa
konuşa anlaşırlar hem de tartışa tartışa birbirlerini tanıma imkânı bulurlar. Sonunda bir sonuca
varırlar. Çoğu kez sorunlara ortaklaşa çözüm yolu tartışına ile bulunur.
Münazara karşılıklı saygı ve hoşgörünün, nazik, anlayışlı, sabırlı olmanın: konuşma kurallarına, verilen
zamana ve sıraya uymanın amaca ulaşmada sayısız yararları vardır.
Münazalarda başarılı olabilmek İçin konuyu, konunun olumlu ve olumsuz yönlerini, tartışma süresini
önceden belirlemek gerekir. Tartışma öğretimi kolaylaştıran, konuların rahat kavranmasına yol açan
ve münazaraya katılanlara güven kişilik ve görüş kazandıran bir etkinliktir. Bunların yanı sıra
kaynaklara başvurma, planlı çalışma ve güzel konuşma alışkanlığı kazandırır.
Münazaraların gerçeği belirtebilmesi, sorunlara uygun, geçerli çözüm yollarına ulaşabilmesi için
tartışanların bazı kurallara uygun davranmaları gerekir:
 
 
. Gerçeği, uygun ve yararlı olanı bulmaya çalışmak.
. Toplantılara sorunların çözümü için öneriler hazırlayarak gelmek.
. Günlük hayatta karşılaşılan tartışmalı sorunlar üzerinde, konuyu iyice kavrayıp sonuçlarını
görerek konuşmak.
. Tartışma konusu dışına çıkmamak.
. Düşünceleri anlaşılır, açık ve kısa söylemek.
. Söylenmiş düşünceleri, daha önceden verilmiş örnekleri tekrarlamamak.
. Karşıt görüşleri birleştirmeye çalışmak.
. Münazarayı benlik, kişisel üstünlük sorunu yapmamak.
. Toplantılarda başkanlığın uyarılarına karşı gelmemek.
. Aynı konuda üst üste söz almaya çalışmamak.
. Konuşmayı ilgiyle dinlemek.
. Kendimizi övmemek, başkalarını yermemek.
. Ortaya çıkan sonucu hoşgörüyle karşılamak.
Münazarada başkan, konuşmacılar ve jüri bulunur.
 
Başkanın görevlerini şöyle sıralayabiliriz:
 
. Tartışılan konunun nitelik ve sınırlarının dinleycilerce anlaşılmasını sağlamak.
. Münazarada konu dışına çıkılmadan, tartışanların düşüncelerini rahatlıkla söyleyebilecekleri
bir ortam yaratmak.
. Tartışmanın konu dışına çıkmasını, gereksiz yere uzamasını, kişiselliğe dökülmesini, gergin bir
durum almasını önlemek.
. Belirtilen yöntem gereğince ortaya çıkan düşünceleri oya sunmak ve rapor hazırlamak.
. Bir sözcü seçilmediği zaman gerekli kurula karşı raporun açıklanmasını, aydınlatılmasını,
gerekirse savunmasını yapmak.
. Başkan yerine göre tartışmaya katılır, soru sorar, söylenenlerin zaman zaman özetini yapar.
Uzun konuşanlara, konusunun dışına çıkanlara uyarılarda bulunur.
. Başkan kendi düşünce ve görüşlerini kabul ettirmeye çalışmamalı: tartışan grupların
düşüncelerine önderlik etmek ve en önemlisi kesinlikle tarafsız kalmasını bilmelidir.
Günlük bir olay, bir kitap, sınıfça bilinen bir roman şiir veya oyunun değerlendirilmesi, günlük
hayatımızı etkileyen yeni bir buluş ya da gün yüzüne çıkarılmış bir eski uygarlık tartışılacak konular
olabilir. Konu seçildikten sonra veriler toplanmalı, bilgiler, görüşler düzenlenmeli ve başkan tartışma
kurallarını harfi harfine uygulamalıdır.
Münazaralarda seçilen konu önemli ve tartışmaya değer olmalıdır. Seçilen konu düşünmeye yol
açmalı, tartışmalara uygun olmalı ve istenilen zamana sığabilmelidir.
Bu konuda en güzel sözlerden birisini Woodrow Wilson söylemiştir: "Haklarımızı kazanmak için
genellikle tuttuğumuz yol mücadeledir. Bu yolun en kısa yol değil, fakat uzun yol olduğunu
söyleyebilirim. Çünkü siz bana sıkılmış yumruklarla gelirseniz, herhalde benim yumruklarımı da iki katı
sıkılmış bulursunuz. Fakat bana vız gelir ve "Gel oturalım, danışalım, ayrı düşünürsek niçin ayrı
düşündüğümüzü anlayalım ve aramızdaki meselelerin ne olduğunu belirleyelim" derseniz,
araştırmamız sonucunda aramızda hiçbir anlaşmazlık bulunmadığını veya anlaşamadığımız noktaların
çok az fakat üzerinde anlaştığımız noktaların pek çok olduğunu, bir araya gelip anlaşmak isteyince,
bunun mümkün olduğunu görürüz."
Birkaç münazara konusunu şöyle sıralayabiliriz:
. Televizyon sinemayı olumlu mu, olumsuz mu etkilemişin?
. Eğitim yoluyla savaşlar önlenebilir mi, önlemez mi?
. Ormanların korunmasında yasalar mı, çevre bilinci mi daha etkili olur?
. Kitaplıklardan yeterince yararlanabiliyor muyuz?
. Öğrencilere kitap okuma alışkanlığı nasıl verilebilir?
Münazaranın topluluk karşısında yapılanları toplu tartışmalar adını alır. Dinleyiciler karşısında
dinleyiciler için yapılan bu tartışmaların amacı fikir alış verişi ve kamuoyu yaratmak dinleyicilerin
konuşulanlardan kendi bilgi görgü ve deneyimlerine göre sonuç çıkarmalarını sağlamaktır.
Dinleyicilerin huzurunda dinleyiciler için gerçekleştirilen tartışmalarda konuşmacıların tartışma
konusundaki bilgi, birikim, görgü, düşünceler halka iletilir. Bundan amaç onları bilgilendirmek ve
yönlendirmektir. Bu tip tartışmalarda kamuoyu yaratma endişesi konuşmacı-dinleyici ilişkisini
belirleyen önemli bir faktördür.
Açık oturum, panel, sempozyum, forum gibi tartışmalar basın ve halk önünde gerçekleşir. Münazara
İse daha çok eğitim amacıyla sınıflarda düzenlenir.
ÖZET
Dernek niteliğindeki kuruluşlar, yasal zorunlulukla ve kendi sorunlarını çözümlemek amacıyla, bilim ve
sanal kurumları ise bilgi ve görüş alışverişi İçin çeşitli toplantılar düzenlerler. Bu amaçlar üyelerin,
ilgililerin konuşmalarıyla gerçekleşir. Bir yönüyle toplantı, konuşmak sorunları paylaşmak demektir.
Konferans: bilim, teknik, sanat doğa vb. konularından birisi hakkında bilgi vermek; denemeleri,
gözlemleri açıklamak için yapılan konuşma türüdür.
Açık oturum (panel), çeşitli konularda uzman kişilerin dinleyiciler karşısında görüşlerini açıkladıkları
bir etkinliktir.
Sempozyum, bilim insanlarının bir konunun çeşitli yönlerini inceleyip görüşlerini bildirdikleri
toplantılardır.
Forum, bir sorun üzerinde bütün ilgililerin görüşlerini öğrenmek için düzenlenir.
Münazara, bir konuda karşıt görüşlerin savunulduğu bir söz yarışıdır. Münazarada bir görüşün üstün
olduğunu ispat değil, savunulmasında başarı aranır.
Toplantılarda konuşmaları başkanlık kurulları yönetir. Üyeler görüşlerini kürsüde konuşarak açıklarlar.
Sorunlar üzerine düşündükleri çözüm yollarını da önergelerle bildirirler.
Tartışmalarda gerçeğe en uygun kararı bulmak hedeflenmelidir. Tartışmaya katılanlar birbirlerine
daima saygılı olmalı, karşıt görüşü anlamaya ve kendi görüşü ile bağdaştırmaya özen göstermelidir.
Toplantılar süre yönünden dinleyicileri zorlamamalı, ortalama bir saati aşmamalıdır. Dinleyicinin
düzeyi dikkate alınmalı, dinleyiciye saygıyı, daima gözetmelidir.
Topluluk karşısında yapılan konuşmalarda, dinleyiciye de görevler düşer: Dinleyici, konuşmacıyı dikkat
ve saygıyla dinlemeli, gerekli notlar alarak konuşmayı tarafsız olarak değerlendirebilmelidir. Dinleyici,
gerek i noktalarda sorular sorarak, konu ile ilgili görüşlerini belirtmelidir.
Derneklerin kendi üyeleriyle yaptıkları toplantılardan başka forum, panel, sempozyum gibi toplantı
türleri de vardır. Münazara ise bir konu üzerinde iki karşıt görüşün iki ekipçe savunulduğu söz
yarışması toplantılarıdır.
Toplantılarda konuşmalar, başkanlık kurullarınca yönetilir. Dernek ve benzeri kuruluşların
toplantılarında konuşmalar ve kararlar, tutanaklarla saptanır.
Toplantıların sonunda düzenleyenlerin ve katılanların bir değerlendirme yapması gerekir.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...