Osman Hamdi Bey ve eserleri - Resim Sanatı - Sanat Tarihi

» Osman Hamdi Bey ve eserleri - Resim Sanatı - Sanat Tarihi

Sponsorlu Bağlantılar

Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !

Osman Hamdi, Batılı anlayışla figürlü resmin ilk temsilcisi, müzeci, arkeolog ve Sanayi Nefise Mektebi’nin kurucusu bir Osmanlı aydınıdır. 21. Yüzyılın son döneminde, sanat ve kültür alanında yenileşme ve Batılılaşma akımının öncüsüdür.

Osman Hamdi büyükelçi, devlet adamı İbrahim Ethem Paşa’nın oğludur. Babası, onu hukuk eğitimi görmesi için Paris’e gönderdi. Resme duyduğu ilgi Osman Hamdi’yi Paris  güzel Sanatlar Akademisi’ne, Jean Leon Gerome ve Gustane Boulanger atölyelerine yöneltti.

Hayatı boyunca pek çok sorumluluk üstlenmesine rağmen resmi hiç bırakmadı ve Türk resminde öncü rol oynadı. 1846’da yurda döndüğü zaman, Paris’te Batının değerlerini, kültürünü, özümsemişti. Bağdat’ta Vilayeti Umuru Ecnebiye Müdürlüğü, 1835’de Teşrifatı Hariciye Müdür Yardımcılığı, 1873’te Viyana Dünya Fuarı’nda sergi komiserliği gibi birçok görevde bulunduktan sonra, 1881’de Müzei Hümayun Müdürlüğü’ne atandı. Bu görevi, onun Türk kültürüne katkılarının da başlangıcıdır. Onun, taşınabilir nitelikteki sanat Osmanlı eserlerine müzeye toplama çabası, Türk müzeciliğinde yeni bir dönemin başlamasına yol açtı. Önceleri, yabancı arkeologların yönettiği Türk müzeciliği ilk defa bir Türk’e emanet ediliyordu.

Osman Hamdi, daha sonra, kazı çalışmalarına başladı ve çoğunu bizzat yönetti. Önce Çinili Köşk’te, ardından Arkeoloji Müzesi’nde kazılardan elde edilen eserlerin sergilenmesini sağladı.
Gebze'den ManzaraOnun, insan figürünün Türk resmine girmesindeki katkısı büyüktür. Resimde oryantalizm anlayışının uygulayıcısıdır. Fotoğraftan yararlanarak gerçekleştirdiği portrelerinde insanın bireysel özelliklerine önem vermesi, kendisinden önceki ressamların belirsiz zayıf ürkek insan figürlerinin yanında adeta anıtsal boyuttadır. Kaplumbağa Terbiyecisi, Yeşil Cami’de Kuran Okuma, Mimozalı Kadın, Şehzade Türbesi’nde Derviş gibi esleri Türk resminin özgün örneklerindendir.

Osman Hamdi’nin öncülüğünde kurulan Sanayi Nefise Mektebi, Türk resminde modern anlayışın oluşmasına sağlamış, figürlü resmin temel bilgileri Batı akademilerde öğretildiği gibi Türk resim santına girebilmiştir.

Osman Hamdi, (doğum 1842 İstanbul - ölüm 24 Şubat 1910 İstanbul) Türk müzeciliğinin kurucusu kabul edilen arkeolog ve müzeci. Güzel Sanatlar Akademisi Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi'nin ve İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin kurucusu.

İlkokul öğrenimini Beşiktaş'taki bir okulda yapan Osman Hamdi, 1856 yılında Maarif-i Adliye okuluna başladı. 1860 yılında hukuk öğrenimi için Paris'e gönderildi. Bu öğrenimi yanında, o devrin ünlü ressamlarının atölyelerinde çalışarak iyi bir resim eğitimi gördü. 1869 yılında ülkesine döndüğünde Bağdat İli Yabancı İşler Müdürlüğü görevini genç yaşında üstlendi. 1871'de İstanbul'a dönünce Saray Protokol Müdür Yardımcılığına getirildi.
Devletin üst kademelerinde çeşitli görevler yaptı. 11 Eylül 1881 tarihinde İmparatorluk Müzesi (Müze-i Hümayun) Müdürlüğüne atandı. Bu göreviyle kendi yaşamında olduğu gibi, Türk müzeciliğinde de yepyeni ve verimli bir dönem açılmış oldu. 1883'de Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisini (Güzel Sanatlar Okulu) kurarak bu okulun müdürlüğünü de üstlendi.
1884 yılında eski eserlerin yurt dışına çıkarılmalarını yasaklayan ve o gün için Türk müzeciliği ve eski eserlerin korunması bakımından büyük bir adım olan Asar-ı Atîka Nizamnamesi'ni çıkararak uygulamaya koydu.
Nemrut Dağı, Muğla'nın Yatağan ilçesinin Turgut beldesi yakınındaki Lagina Tapınağı ve Lübnan'daki Sayda (Sidon) antik kentinde kazılar yaptı. Sayda kazısında bulduğu ve arkeoloji dünyasının baş yapıtları kabul edilen, aralarında İskender Lahti'nin de bulunduğu lahitler ve diğer eserlerin sergilenmesi için, büyük bir ileri görüşlülükle ilk Türk müze binası olan bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin 1881 yılında temelin attı ve 1891'de hizmete açtı. 1891-1893 yılları arasında kazı çalışmaları yaparak sürekli kaldığı Turgut'ta ise bir konak yaptırarak 17 yıllık bir süre boyunca aralıklarla buraya uğramış, resimlerinde kullandığı pek çok belirgin ilham unsurunu bu yöreden toplamıştır. Turgut'taki Osman Hamdi Bey konağı günümüzde bir vefasızlık abidesi şeklinde bakımsız durumdadır.
Osman Hamdi Bey'in 1884'de Gebze'ye 5 km. mesafedeki Eskihisar köyünde yaptırdığı, resimhane, kayıkhane ve müştemilatı ile donatılmış köşk ise, 1982 yılında müze binası, müştemilatı ve arsası Kültür ve Turizm Bakanlığ ıEski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce kamulaştırılmak suretiyle, bugün Osman Hamdi Bey Müzesi olarak hizmet vermektedir.
Müzecilik çalışmaları ile birlikte resim çalışmalarını da sürdüren Osman Hamdi Bey doğu anlayışı ile yaptığı figürlü kompozisyonları ile Türk resim sanatının başarılı bir temsilcisi oldu. Resimleri yerli ve yabancı birçok müze ve koleksiyonlarda yer almaktadır.
Osman Hamdi Bey 24 Şubat 1910 tarihinde İstanbul Kuruçeşme'deki yalısında hayata gözlerini kapadı.
Cemal Reşit Rey'in annesinin amcası olan Osman Hamdi Bey, Osmanlı ve batı kültürleriyle eğitilerek yetişmiş bir teknik ve siyaset adamı olan Sadrazam İbrahim Edhem Paşa'nın en büyük oğludur.


Seçme Eserleri

  • 1867 - Çıplak
  • 1878 - Venedik'ten Manzara
  • 1880 - Mezarlık
  • 1881 - Gebze'den Manzaralar
  • 1881 - Leylak Toplayan Kız
  • 1881 - İstanbul Hanımefendisi - 3,38 Milyon Sterlin
  • 1882 - Saçlarını Taratan Kız
  • 1887 - Camiden Çıkan Sultan
  • 1890 - Yeşil Cami
  • 1890 - Naile Hanım Portresi
  • 1904 - Feraceli Kadınlar
  • 1905 - Cami Önünde Sarı Cübbeli Adam
  • 1905 - İhtiyar Balıkçı İsmail Ağa
  • 1906 - Kaplumbağa Terbiyecisi - 5 Trilyon Lira
  • 1906 - Mimozalı Kadın
  • 1906 - Çeşme Başında
  • 1907 - Okuyan Genç Emir
  • 1908 - Türbe


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...